Bu gidiş - gelişler sanki pek tutmuyor
birbirini
Rehincide altın zincirli saat
Ağlayacaksan takılma bana
Hele ağlamayacaksan
Çikolata yesene sen
Günümüzün mühim gerçeğidir bu
Gerçi sen ne yesen
Kimi tatmin etmez ki
Bıçağın eti yırtışı
Haninizin burnunda tütmüyor sıla gibi
Kan kokusu
Söyleyin
Sancıya su salık veriyorlar
Acıya ise yine acı
Evlat acısına mesela denk geliyor
Kuyruk acısı
Fazla kilolar içinse kaçınılmaz
görünüyor
Liposuction
Hayatın provasını yapanlar yeğdir
Doyasıya yaşayanlara
Tadını çıkaranlara
Ağzını sil ağzını
Ve okşayıp duranlara
İçindeki canavarı
Yahut bacaklarını manken adayı
fotomodel kızın
Hayatın çekingen çocukları da
Bir tenhâda kıstırsalar
Veya diyelim getirseler denk
Yaparlar yapacaklarını
Tıpkı çocukları gibi onun - bunun
Fakat boşalmazlar en azından
Üstüne
Siz iki kişi kesiyormuşsunuz
Küheylânın boğazını
Herhalde uzun diye
Ve sırıtıyormuşsunuz
Bu kısmı kuru iftira da olabilir
Kan kokusunu çekince
ciğerlerinize
Bakın ben kimsenin
Hiç değilse pek çok kişinin
İşine karışmam
Zaten ben o işlerden
Pek de anlamam yahu
Ancak
Yine de bu gidiş - gelişler pek
Ne bileyim
13 Kasım 2009 Cuma
uximu
Uximu'nun memeleri ne haddinden fazla büyüktür
Ne de verimsizdir günbatımında
Üç şeyle tanınır Uximu:
Dehşet
Şefaat
Ve son gülenin iyi gülmesi
Yahut delikanlıyı bozmaması
ölümden önceki çaresizliğin
Uximu her gün gelir
Sanki hep oradadır o
Yetmez ki Uximu'yu senede iki sabah ağırlamak
Ne de dört - beş hafta
Hooooop şeker çikolata
Hatta üç ay -kimileri için-
Yetmez
Uximu güneşle beraberdir
Derler ki Uximu bilir
Ne okuma ne de yazma
Uximu güreş tutar
Uximu'nun memesi yok bile dediler
Hani şöyle resimlerdeki gibi
Oysa kimsenin görüp bilmediği yerde o
Ne öksüzdür ne de yetim
Sanki lâfı leblebi ettim
Bir cigaralık olsa döndürürdük
Ama o vurmazdı muhtemelen
-kafası hep güzel-
Savardı bir tebessümle sırasını
Bir duyduk ki Uximu sübyancı imiş
Berbere uğrasa bile ancak
bıyıklarını kısalttırırmış
Yama dikermiş
Ve ağzına handiyse lokma koymazmış
Kimsenin görüp bilmediği yerde
Haa.. Boşvermezmiş
Aldırmazmış da
Uzun zamanda inmiş
Bükülmüş handiyse nice civanların beli
Belki ağarmış şakakları
Kin tutmamış Uximu ama
birkaç sırtı yere getirmese de olmazmış
Uximu'nun niyeti ne imiş
Gariplerle gâipler ordular kurmuş
Gâlipler olunca tâlipler olmuş
Ama filmin en heyecanlı
Ama işin en olmadık
Ama rüyanın en hazlı
Lâkin en akıl ermedik
yerinde
Lââââââââ
Uximu
Ne de verimsizdir günbatımında
Üç şeyle tanınır Uximu:
Dehşet
Şefaat
Ve son gülenin iyi gülmesi
Yahut delikanlıyı bozmaması
ölümden önceki çaresizliğin
Uximu her gün gelir
Sanki hep oradadır o
Yetmez ki Uximu'yu senede iki sabah ağırlamak
Ne de dört - beş hafta
Hooooop şeker çikolata
Hatta üç ay -kimileri için-
Yetmez
Uximu güneşle beraberdir
Derler ki Uximu bilir
Ne okuma ne de yazma
Uximu güreş tutar
Uximu'nun memesi yok bile dediler
Hani şöyle resimlerdeki gibi
Oysa kimsenin görüp bilmediği yerde o
Ne öksüzdür ne de yetim
Sanki lâfı leblebi ettim
Bir cigaralık olsa döndürürdük
Ama o vurmazdı muhtemelen
-kafası hep güzel-
Savardı bir tebessümle sırasını
Bir duyduk ki Uximu sübyancı imiş
Berbere uğrasa bile ancak
bıyıklarını kısalttırırmış
Yama dikermiş
Ve ağzına handiyse lokma koymazmış
Kimsenin görüp bilmediği yerde
Haa.. Boşvermezmiş
Aldırmazmış da
Uzun zamanda inmiş
Bükülmüş handiyse nice civanların beli
Belki ağarmış şakakları
Kin tutmamış Uximu ama
birkaç sırtı yere getirmese de olmazmış
Uximu'nun niyeti ne imiş
Gariplerle gâipler ordular kurmuş
Gâlipler olunca tâlipler olmuş
Ama filmin en heyecanlı
Ama işin en olmadık
Ama rüyanın en hazlı
Lâkin en akıl ermedik
yerinde
Lââââââââ
Uximu
MÜNTESİB
kullarıma söyle
:söylenmesinler
ve söyleme kullarına
:söylenmeyeni
söz gümüşse
kahrından ölmüşse örneğin
ansızın Mecid'in kulu
yahut kaçmışsa Mısır'a
Büyük Türk'ün dulu
:söylenmesinler
ve söyleme kullarına
:söylenmeyeni
söz gümüşse
kahrından ölmüşse örneğin
ansızın Mecid'in kulu
yahut kaçmışsa Mısır'a
Büyük Türk'ün dulu
İNTİSÂB
yedi belânın yetmiş çeşidi
kırk kat kozayı kırk yerinden yırtmış
yüzsüzce bozup yüzler tövbeyi
bir cefâya binler katmış
ve on bin kerre biat edip
yüz binlerin taşladığı iblise
milyon leşkerlik ordularla
bir başıma taarruza geçmiş olsa da
bende'n
bir defaya mahsûsen
seni seviyorum
kırk kat kozayı kırk yerinden yırtmış
yüzsüzce bozup yüzler tövbeyi
bir cefâya binler katmış
ve on bin kerre biat edip
yüz binlerin taşladığı iblise
milyon leşkerlik ordularla
bir başıma taarruza geçmiş olsa da
bende'n
bir defaya mahsûsen
seni seviyorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)