13 Kasım 2009 Cuma

KOPSUN İRTİBAT

Bu gidiş - gelişler sanki pek tutmuyor
birbirini
Rehincide altın zincirli saat
Ağlayacaksan takılma bana
Hele ağlamayacaksan

Çikolata yesene sen
Günümüzün mühim gerçeğidir bu
Gerçi sen ne yesen

Kimi tatmin etmez ki
Bıçağın eti yırtışı
Haninizin burnunda tütmüyor sıla gibi
Kan kokusu
Söyleyin

Sancıya su salık veriyorlar
Acıya ise yine acı
Evlat acısına mesela denk geliyor
Kuyruk acısı
Fazla kilolar içinse kaçınılmaz
görünüyor
Liposuction

Hayatın provasını yapanlar yeğdir
Doyasıya yaşayanlara
Tadını çıkaranlara
Ağzını sil ağzını
Ve okşayıp duranlara
İçindeki canavarı
Yahut bacaklarını manken adayı
fotomodel kızın

Hayatın çekingen çocukları da
Bir tenhâda kıstırsalar
Veya diyelim getirseler denk
Yaparlar yapacaklarını
Tıpkı çocukları gibi onun - bunun
Fakat boşalmazlar en azından
Üstüne

Siz iki kişi kesiyormuşsunuz
Küheylânın boğazını
Herhalde uzun diye
Ve sırıtıyormuşsunuz
Bu kısmı kuru iftira da olabilir
Kan kokusunu çekince
ciğerlerinize

Bakın ben kimsenin
Hiç değilse pek çok kişinin
İşine karışmam
Zaten ben o işlerden
Pek de anlamam yahu
Ancak

Yine de bu gidiş - gelişler pek

Ne bileyim

Hiç yorum yok: